28 Mayıs 2009 Perşembe

Kendimi Keşfediyorum part 1

Bugün yeni bir özelliğimle daha yüzyüze geldim pek sevgili jurnal. 3 lü arkadaş gruplarını sevmiyorum ben.2 kişi konuşmaya başlayınca açıkta kalan ; 4.bir insanla,bir kelebekle ,çay bardağıyla konuşan hep ben oluyorum.Çok agrasifleştiriyor beni bu durum.Yalnızlığım yüzüme vurulmuş gibi oluyor.İçimden küfredebildiğim herşeye küfrediyorum.Sonra duruyorum sonra bir daha.Nefret ediyorum bu durumdan hepte benim başıma geliyor.Ulan madem geyik ben de duyayım bende geyiklerim ;yok özelse de konuşmayın lan benim yanımda özelinizi ,zaman mı yok tövbe.
Dayanamıyorum diyorum ya artık bugün kaçtım gittim zaten , şaşırdı insanlar çünkü genelde iyi eşref tarafımı göstermeye çalışırım.Ama olsun eşeğide görsünler belki birşeyler değişir.Dışarından bakınca da çok ilgi budalasıyım gibi görünüyor ama değilim ya.Ben bunu kimseye yapmamaya çalışırım yapıldığında da gıcık oluyorum ,paranoyağa bağlıyorum ,karşımdakileri zihnimde kurduğum İlluminati tarikatına gönderiyorum.
Neyse dediğim gibi sevgili jurnal bir daha 3lü konuşmaya giren şöyle olsun böyle olsun

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Oradan buradan

** Şehirli olmaktan çok sıkıldım hayatımda hep farklı yerlerden gelmeyi istedim ,hani olur ya bazı insanlar köyden göçerler ya da doğudan sonra kendini şehre adapte etmeye , aksanlarından ve kimliklerinden utanmaya başlarlar.Çok sinir olurum böyle insanlara.Şehirli gibi olup ne yapacaksın ki ? Birbirine bu kadar benzeyen insanlardan oluşan ruhsuz bir kalabalığa katılıp ? O kadar aynıyız ki biz ,rahatlıkla birimizin yerine diğerini koyabilirken eski bir adetlerin ,farklı bir şeyin parçası olmak çok cazip değil mİ? Nefretimiz ,sevgimiz hatalarımız bile birbirinin eşi .Gurur duyman lazım arkdaşım bununla
** Sosyal olmak çok zor şu hayatta.Özellikle insanların çoğu görüntülere kapılıp giderken.Bu kadar basit olup sırf bunun yüzünden kilo vermeyi ,kekemeliten kurtulmayı ,estetik ameliyat yaptırmayı istemiyorum. ben böyleyim beni olduğum gibi seven insanlara ihtiyacım var gözüm ya da karnımda olan muhteşem kaslarım için değil.Bu yüzden de çoka arkadaşım yok olsunda istemem.Yalnızlık daha kolay gelir bana her zaman

10 Mayıs 2009 Pazar

Mercyside-- Tristania

Kim ne derse desin(aslında laf diyen biri de yok havaya girmek istiyorum sevgili jurnal) çok sevdiğim bir grubun feci bir şarkısını yazıp gidecem .Mantıksız çünkü hiçbir zaman adamakıllı birşeyde yazmadım aslında ama benim tarzım bu

Neyse


You can hate me for
All the things I do
You should let my heart go
Whatever you decide to do
You can make me bleed
You can make me cry
You can make me fall
You can make me live or die
And I wonder how
And you wonder why

For years our world has been falling apart
But we're tied up by words
The surface is smooth and cold
But underneath the blood always boils

It's getting harder
Getting worse now
Everytime
We’re growing colder
Digging deeper
In our minds

You laughed, but your smile never reached your eyes
You cried, but your eyes never shed a tear
And I wonder how
You laughed, and you untied your hair
There are things to do
Things we never could tell

Name me
Use me
Blame me
Every time you hurt
Your favours are not what I deserve


Bayılıyorum ağ bu şarkıya

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Twilight

Evet bilenler bilir demenin lüzumu yok ,öyle sakız olmuş birşeyi herkes bilir.Twilight denilen o saçma seriden bahsediyorum sayın okuyucular .Teyzem yazmış bir kitap bizim ergencikler de üstüne atladı hemen.her köşede "edward ısır beni" diyen kızların salaklığı umrumda falan da değil ama bu insanlar gerçekten edebi değer taşıyan kitapların altına "twilight okuduğum en iyi kitap ,sanat" deyipte o kitaptan bihaber mallar beni ifrit ediyor .ayrıca filmde iki piyano çalıp şarkı söyleyen Mr Pattinsona tapan kızlar tarafından last fm ve wikipedia da Edward Cullen diye bir sanatçı sayfası açılması içler acısı .Daha da içler acısı olan birsürü ergen genç kızın cidden orayı doldurması.Yeterin ulan ,abazalıkta sınır tanımıyonuz be.Nedir bu mallık insanlardaki aklım hayalim durur.
Kitabın aynı zamandada vampir edebiyatına örnek olduğu söyleniliyor.HÖST!. Stephanie teyzenin menopoz döneminde romantizm ihtiyacını fantazilerle doyurup yazdığı şeyi ben Bram Stokerın Dracula'sıyla aynı cümlede bir daha kullanmam lan.Gidin adam olun be , kıçımla gülerim ben size .Cavırların deyişiyle Lmao ulan

30 Nisan 2009 Perşembe

Depresyondayım ?

Sevgili günlük (çok özenmişimdir ) son zamanlarda bir acaip miyim neyim lan ben ? Beyle anlayamadığım durum değişiklikleri hal farklılıklarım var .Ultra Bipolar takılmaya başladım yine. vücudum yarıdan bölünmüş iki namussuzda daimi kavga içinde . etrafa bakınca da bu sırf kendimde oluyor gibi .ne kadar hoş herkesin norması ...peh! Azınız da psikolojik sorunlu çıksın bea yalnız hissetmeyeyim kendimi.
Çevremdekilere sabır dileyip bir sonraki manik durumuma geçmemi temenni ediyorum.Bu entry kısa mı oldu ne ?

22 Nisan 2009 Çarşamba

Shallow Life

Şu aralar çok albüm kritiği yazasım var.Yeni çıkan baya da albüm olduğu için sanırım:İtalyan metal grubu Lacuna Coil'in 6.albümü Shallow Life çıkmış geçenlerde.Çıkmış dediğim sızmış ite dinledim dinlemez olaydım keşke.Kotama yazık lan.hiçbir yere varmayan saçma sapan şarkılar.Hele bir i like it var rezalet.Başka bir anlamadığım nokta da niye çok fazla şarkı söyleyemeyen Andrea beyin vokalinin böyle abartı kullanıldığı olmamış ulan ,gidin bir daha gelin be

21 Nisan 2009 Salı

The Gathering

The West Pole da yeni vokal Silje Wergeland ile birkez daha beğenimi kazanan Hollandalı arkadaşlarımız anlaşılan Anneke'nin ayrılığından çok fazla etkilenmemiş.Albüm zira dinlenilesi ve sevilesi şarkılardan oluşuyor.Buna konuk vokallerin(özellikle Marcela Bovio'nun) büyük bir etkisi olduğu yadsınamaz .
Albümde sevdiğim başka bir nokta ise if_then_else e olan benzerlik.açıkçsı the gathering in souvernis albümlerini sevmiyordum.Farklı olmak için abartılı bir uğraş gibi gelmişti bana..West Pole ile eski asıl soundlarına dönmüşler sevindirici.
Neyse dinleyin bende dinlemeye başlayacam birazdan belki bir kritikte yazarım